Kırk senedir Almanya'da yaşıyordu. Hatta üç sene önce vatandaşlığına geçmek için gerekli bütün prosedürleri tamamlamış, birkaç yüz euro masraf etmişti. En son aşamada nufüs cuzdanını verip Alman vatandaşlık belgesini alacağı noktada bu girişiminden vazgeçti.
"Neden?" diye sormuştum "Dayı neden?". Hayatının büyük kısmının geçtiği çocuklarının torunlarının yaşadığı büyük emekler verip emekli olduğu Almanya vatandaşlığını neden istememişti. Türkiye de büyük çoğunluğun olmak isteyipte olamadığı Avrupa vatandaşlığını.
"Yeğen ..." diye söze başladı...
"Kararımı vermiştim, ama son aşamada nüfus cüzdanımı verme noktasında baktım, o benim hayatım, beni ben yapanlar, Türkiyem ... Vazgeçtim" dedim. Memur bana eğer vaz geçersen verdiğin bütün para ve emek boşa gider iyi düşün ... "Hayır" dedim "istemiyorum, Alman vatandaşlığını ..."
Emekli olduktan sonra her senenin bir bölümünü Almanya da bir bölümünü Türkiye de memleketinde geçirdi. 70 yaşında olmasına rağmen bisiklete biner gideceği yere o gülüşü ile giderdi. Hep birşeyler yaptı, durmak bilmedi. Daha iyi yaşamak için yabancı diyarlarda geçirilen onca sene memleket hasretini bitirmedi.
Dayıcığım dün aniden fenalaştı ve Almanya da bir hastanede vefat etti. Çocuklarının, torunlarının yaşadığı yerde değilde vatanında istirahat etmek, gömülmek istemiş. Pazar günü Erzincan da cenazesi kaldırılacak. Bizde orada olacağız son görevimizi yerine getirmek, vatanına sonkez "hoşgeldin" demek için ...