Tüm Federasyonların özerkleşme sürecinin bitmek
üzere olduğu bi dönemde kamu kurumlarına ait spor kulüpleri iyiden iyiye küçülmeye başladılar.Gözler artık Sponsorluk yasası ile birlikte Özel Şirket Spor Kulüpleri ve Yerel Yönetimlere ait Spor Kulüplerine çevrilmiş durumda.
Peki büyük Spor Kulübü olma yolunda ciddi kaynaklar ayırabilen bu spor kulüblerini ele alacak olursak;Özel şirket spor kulüpleri için bişi söylemeye gerek yok zira onlar kendi imkanlarıyla faal olma yolundalar.Oysa Yerel Yönetim Spor Kulüpleri kaynakları vatandaşla da bağlantılı.Özellikle son zamanlarda Belediyeler Spor Kulüpleri kurup büyük kaynaklarla Spor camiasına iddalı giriyorlar.Hepside birçok amatör branşta büyük hedefler peşindeler.Futbolu hiçbir zaman göz ardı etmemek şartıyla tabi.
Sporun Türkiye de ki branşlarına bi göz atın iyi yerlerde mutlaka Belediye Spor Kulüplerini göreceksiniz.Başarılı olanlara sözümüz yok Zira onlar yöneticilerini ve branş sorumlularını iyi seçenlerden kaynaklanıyor.Peki ya yöneticisini o branştan yada spordan anlamayanlardan seçenler ne olacak?İllaki söz konusu kurumda personel olarak çalışanları mı seçmek gerekiyor acaba yoksa o branşta söz hakkına sahip olup dışarıdan birini mi?Spora yönetici olarak hükmeden kişilerin sporu bilen sporu takip eden kişiler olması gerekmez mi?
Bunun en büyük sıkıntısını çok yakında ben yaşadım.İşler rotasına oturunca seninle işimiz bitti diyen zihniyet bakalım ne kadar başarılı olacak?Bakalım sadece ödenek ile ne kadar ileriye gidebilecek?
Büyüklerimiz bu konuda ferdi davranmamalı ve şahıs sorunlarını takıma yansıtmamalıdır.Aksi halde başarılı olmak hayal olacaktır.”Ben para veriyorum kral benim”üslubunun ne kadar yanlış olduğunu söylemek zor değildir herhalde.Siz ne dersiniz?