Kore Okçuluk sistemini tanıttığımız serinin bu son yazısında sistemin içinde yaşayan bir
Okçu nun ağzından sistemi dinleyeceğiz.
1. Bölüm: Kore Okçuluk Sistemi
2.Bölüm: Okçuluk Sporunda Temel Eğitim
3.Bölüm: Kore de Okçu Olmak
Korean Archery Sport- Kore Okçuluk Spor sistemi yazı dizimizin son bölümde 21 yaşındaki bir Kore li okçuya kulak veriyoruz..
"Lise deyken günde 1000 ok atıyordum, sabah 06:00 - 08:00 arasında ilk antrenman sonra 13:00 e kadar
okul sonra akşam saat 22:00 ye kadar ok atmaya devam ediyordum.
Ok atarken çevremizde mutlaka bir kaç hoca vardır, 1 baş antrenör, 1 klasik antrenör 1 makaralı antrenör ve bir de
disiplin antrenörü. Disiplin antrenörü bizi korkutuyor ve daha iyi daha iyi atıyorduk, eğer bunu yapmazsak
iyi ok atmazsak , bizi cezalandırıyordu, bazen azarlıyor bazende ok atış çizgisinden hedefe kadar çift ayakla
bir kurbağa gibi sıçrama cezası veriyordu. Bir çok ceza şekli vardı.
Günde 2 defa FITA 144 ok atışı yaparız, biri sabah biri akşam seansında..
Benim yayım 20kg civarında, haftada 7 gün ok atıyorum, pek çok öğrenci bu gücü
gösteremez ve bırakır, aslında bende bırakmayı düşündüm ama ailem izin vermedi , şu anda
günde 1000 ok atıyorum ve kolay geliyor..
Yayım antrenörüm tarafından ayarlanıyor, yaylarımıza para vermeyiz , bize sistem tarafından
sağlanır ve hepsi Kore de yapılan yaylardır.
Bazen eğlence için antrenmanda dünya rekorunu kırmaya çalışırım , geçerli olmasada
mesela 70 m de 350 atarım , FITA atışlarında 1387 yaptığım olur, tabi bunları antrenmanda atmak bana
moral verir, darısı yarışmalarda bunu tekrarlamaya..
Okçuluk dışında çok zamanım olmasada fırsat olursa beyzbol, futbol oynarım , yemek yerim,
Geleneksel Japon Okçuluğu - Kyudo yaparım, en büyük hedefim 2008 de Pekin de Olimpiyatlarda
altın madalya .."
SİSTEM
Kore sisteminde her okçunun atışı antrenörlerce izleniyor , haftada ortalama 7000 ok atan bir okçunun
her oku için kendisine geri besleme yapılıyor ve tartışılıyor.
Kore Okçuluk sisteminde antrenörler için temel kural "Aynı teknik aynı methodları öğret" dir..
Bir Koreli okçu her gün değişik bir koçla çalışsa bile aynı şeyleri duyuyor.
Bu tutarlı antrenörlük onların performansında da tutarlı bir yükselişi sağlıyor.
4 bölüm olarak verdiğimiz Kore Okçuluk sisteminde
Spor da başarı artık bir mühendislik sistemine dönüşmüş durumda
Sisteme ilkokulda küçük bir okçu giriyor , bir yandan aynı şeyler söyeleyen antrenörler , bir yandan Kore fabrikalarında üretilen
yay ve oklar,
bir yandan kolej ligleri , ulusal süperligler,
bir yandan acımasız ama adil seçme turnuvaları , bilgisayar eğitim ve animasyon programları
ile harmanlanıyor , ortaya çıkan sonuç ise Dünya ve Olimpiyatlarda altın madalya..
Ne dersiniz Dünya Kupalarında ve Şampiyonalarında alınan sonuçlardan sonra
Okçulularımızı eleştireceğimize kendi sistemimizi yeniden düşünme, yeniden düzenleme
zamanı gelmedi mi?