Nike ve Atletizm Federasyonu işbirliği ile Boğaziçi köprüsünde gerçekleştirilecek koşu projesinin
Nike ve Atletizm Federasyonu işbirliği ile Boğaziçi köprüsünde gerçekleştirilecek koşu projesinin “medeniyetler ittifakı” kapsamına alınmasına yönelik ön protokol Devlet Bakanının katılımı ile imzalanmış.
Boğaziçi köprüsünde her yıl yapılan “Avrasya Maratonu” hikayesinin başlangıcından “Medeniyetler İttifakı projesi” oluşumuna kadar geçen olayları anlatayım.
1978 Yılı baharında Antalya’dan Ankara’ya gelmiştim. Ertesi gün ilk işim her zaman olduğu gibi evvela Atletizm sahasına uğramak oldu. İlker Çetin, Akın Taşkent, Seyhan Alpaslan, Orhan Atlan ve diğer arkadaşlarımla kucaklaştıktan sonra sohbete daldık.
Herkes hem heyecanlı hem de kızgındı. Nuri Turan Federasyon Başkanlığı görevinden alınmış, yerine bir isim aranıyordu. İktidarda CHP – MSP koalisyonu vardı. Başkan, spordan sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Çakmur tarafından atanacaktı. Ancak ortalarda dolaşan isimler hakkında herkes öfkeliydi. Bu isimleri kimin önerdiğini sorduğumda Prof. Kurtan Fişek dediler.
Kurtan’la iyi bir arkadaşlığımız vardı. Eskiden yüksek atlardı. Sporu bıraktıktan sonra bir müddet gazetecilik, daha sonra Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğretim üyeliği, şimdi de Ankara Spor Akademisi Başkanlığı görevine atanmıştı.
Spor Akademisi binası Atletizm sahasından 100 metre uzaklıktaydı. Hiç düşünmeden oraya gittim. Kurtan hoca ile kucaklaşıp hoş sohbetten sonra, Federasyon Başkanlığı için Bakan’a kimi önereceğini sorduğumda kararsız olduğunu söyledi. Birden gözleri parlayarak,
-Seni Başkan yapalım. Dedi.
Evim ve işimin Antalya’da olduğunu, Başkanlık için Ankara’da olan eski bir atlet veya antrenörü önerebileceğini söyledim.
Söz ve davranışlarından atanacak ismin siyasi tarafının biraz ağır basması gerektiğini sezdim. Böyle bir atamaya kesinlikle karşı çıkılacağını, kısa sürede de yıpranacağını anlattım. Kafası iyice karışmıştı. Ankara’da daha ne kadar kalacağımı sordu. 3-5 gün daha buralarda olacağımı söyledim. Tekrar buluşmamızı istedi.
Birkaç gün sonra ziyaretine gittiğimde, odasında heyecanlı bir şekilde tur atıyordu. Beni görünce,
-Başkan ben oldum. Sen de ikinci başkansın. İtiraz istemiyorum.. Ben biraz camiadan uzak kaldım, kurulları sen oluştur, Antalya’ya dönmeden basına açıklama yapalım. Dedi.
Kurullara doğal olarak, Atletizme emeği geçmiş eski atlet ve antrenörleri seçtim.
Kurtan, işe fişek gibi başladı. Genel Müdür ve Bakanla arası iyi olduğu için istediği her şeyi yapabiliyordu. İAAF. Takvimine bakıp formda atletleri faaliyet programında olmamasına rağmen yurt dışındaki uluslararası yarışlara gönderiyordu. Atletizm için yeni kan bulunmuştu.
Bir yönetim kurulu toplantısında eski yüksekçilerden milli atlet Merdol Gerçin, Almanya’dan Istanbul’a gelen bir topluluğun Asya’dan Avrupa’ya Boğaziçi köprüsünden koşarak geçmek istediklerini söyledi. Yönetimce olumlu karşıladık, Kurtan Genel Müdürlük kanalıyla İstanbul İl Müdürlüğüne talimat gönderecek, Merdol da Valilik, Karayolları, Emniyet gibi gerekli yerlerle temasa geçip bu koşuyu gerçekleştirecekti.
Planlarımız aynen tuttu. Alman’lar, Türk katılımcılarla birlikte ilk defa 1978 yılında Asya’dan Avrupa’ya, Boğaziçi Köprüsünden koşarak geçti.
1984 yılında rahmetli Cüneyt Koryürek, bu koşuya yabancı atletleri de çağırdı. “Avrasya” ismini o koydu. Koşanlara sertifika vererek hediyeler dağıttı.
1986 yılında Başkanlığım sırasında Avrasya maratonunu İAAF. Takvimine koydurarak Uluslar arası nitelik kazandırdım. Birinciye 5000 dolar vererek ödülleri arttırdım. Maratonu F.S.M. köprüsünü de içine alacak şekilde genişletmek istiyordum. Ancak Istanbul’un trafik sorunu ve bütçe kaynakları buna izin vermedi.
Şimdi Başkan Terzi bayrağı daha da ileri taşıyarak bu koşuyu “medeniyetler ittifakı” kapsamına aldırıyor. Kendisini kutluyor, başarılar diliyorum.
AŞKIN TUNA