Atletizm Federasyonu ikinci olağan genel kurul kongresi
Atletizm Federasyonu ikinci olağan genel kurul kongresi 8.Kasım Cumartesi günü Ankara Sürmeli Otel’de yapıldı. Genel kurula çağrılan 245 delegeden 213 kişi katıldı.
Federasyon Başkanlığı için Mehmet Terzi, Haydar Doğan, Vacip Yavan yarıştılar.
Mehmet, 213 delegeden 129 oy alarak ikinci kez Başkanlığa seçildi. Haydar ise 81 oyda kaldı. Vacip, Başkanlık başvurusunu geç yaptığından, kendisini ve projelerini tanıtmakta çok gecikti. Bu nedenle de kimse ona oy vermeye cesaret edemedi.
Federasyon Başkanları eskiden Bakan tarafından atanır, bazen üç ay, bazen bir yıl bu görevi yürüttükten sonra kazanlar kaynamaya başlar ve bir bahane bulunarak görevden alınırdı.
Şimdi böyle bir durum yok. Onun için bu kongrelerin, seçimin ve Başkana verilen dört yıllık surenin kıymetini bilelim.
Kongre iki yıl önceki gibi çok sakin geçti. Divan Başkanı da işi biraz süratli götürdü.
İşi bu kadar aceleye getirmenin nedenini anlayamadım.Atletizm, aceleye getirilecek, üzerinde tartışma ve görüş yapılamayacak bir branş değildir.
Kongrede Gençlik Spor Genel Müdür Yardımcılarından iki, T.M.O.Komitesinden de iki temsilci vardı. Onların, Atletizmde geçen dönemin faaliyetleri ile gelecek dört yıl için beklentilerini ve görüşlerini dinlemek isterdim.
Oturdular, aralarında konuştular ve Genel Md. Yardımcıları Başkan adaylarının konuşmalarını bile dinlemeden gittiler. Öğleden sonra tekrar gelip oy kullanıp kullanmadıklarını da bilemiyoruz.
Bunlar sakın bir ayrıntı olarak görülmesin. Genel Müdürlük ve T.M.O.Komitesi 2020 yılındaki Olimpiyatlar için İstanbul’u aday göstermiştir.
Olimpiyatların ana sporu olan ve gençliğimizi Olimpiyatlara hazırlayacak olan bu kurumlarda görev yapanlar, Atletizmin dört yıllık faaliyeti hakkında görüş ve düşünceleri ile beklentilerini delegelere ve kamu oyuna anlatmalıydı.
Kongre sonunda da bir tarafta Genel Müdür, diğer tarafta T.M.O.Komitesi Başkanı ortalarında da seçilmiş Başkanı gösteren bir fotoğraf olmalıydı.
İşte o zaman Türkiye’de spor ve Atletizm çok şey kazanırdı.
Haftaya: Mehmet Terzi’den beklediklerim
AŞKIN TUNA